Kültür Sanat

Erzincan'da Ahmet Duman'ın çay ocağı 10 yılda antikalarla müzeyi aratmadı

Erzincan'da Ahmet Duman, 10 yıl boyunca köy köy gezerek topladığı yüzlerce antika eşyayı cami avlusundaki çay ocağında sergiliyor. İçinde 100 yılı aşkın eşyalar bulunan mekan,…

27 Ekim 2026 11:18 · 2 dk okuma

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
27.10.2026 - 11:18
Güncelleme: 27.10.2026 - 11:19

Erzincan'da Ahmet Duman, 10 yıl boyunca köy köy gezerek topladığı yüzlerce antika eşyayı cami avlusundaki çay ocağında sergiliyor. İçinde 100 yılı aşkın eşyalar bulunan mekan, ziyaretçilere nostaljik yolculuk sunuyor; Duman gerçek müze hayali kuruyor.

Erzincan'da çocukluk merakını tutkuya dönüştüren Ahmet Duman, 10 yılda biriktirdiği asırlık antika eşyalarla cami avlusundaki çay ocağını müzeyi andıran bir mekana dönüştürdü.

Mimar Sinan Mahallesi'ndeki Bilal-i Habeşi Camisi'nin avlusunda çay ocağı işleten 38 yaşındaki Ahmet Duman, çocukluk merakını tutkuya dönüştürerek 10 yıl boyunca köy köy gezerek geçmişin izlerini taşıyan yüzlerce antika eşyayı bir araya getirdi.

Ahşap sabanlardan kömürlü ütülere, eski radyolardan taş plaklara, gaz lambalarından kurmalı duvar saatlerine kadar pek çok parçayı çay ocağında sergileyen Duman, mekanı müzeyi andıran bir görünüme kavuşturdu.

Babasının da desteğiyle koleksiyonunu büyüten Duman'ın çay ocağı, namazın ardından çay içmek isteyen vatandaşların yanı sıra şehir dışından gelen ziyaretçilerin de ilgisini çekiyor.

100 yılı aşkın geçmişe sahip eşyaların da bulunduğu çay ocağında ziyaretçiler, çaylarını yudumlarken nostaljik bir yolculuğa çıkıyor.

Koleksiyonunu gerçek bir müzeye dönüştürmeyi hayal ediyor

Biriktirdiği parçaları gelecek kuşaklara aktarmak isteyen Duman, koleksiyonunu ilerleyen dönemde gerçek bir müzeye dönüştürmeyi hayal ediyor.

İşletmeci Ahmet Duman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, başladığında birkaç eski parçayla sınırlı olan mekanın zamanla adeta hafıza merkezine dönüştüğünü söyledi.

İş yerine gelen her yaştan insanın farklı duygular yaşadığını ifade eden Duman, şöyle konuştu:

"İçeri girenler sadece çay içmiyor, geçmişin kokusunu soluyor. Özellikle il dışından ve gurbetten gelen misafirlerimizin gözleri doluyor. 'Bunları nereden buldunuz, hala saklayan var mıydı?' diye soruyorlar. Büyükler burada dedelerinin, ninelerinin kullandığı eşyaları görünce anılarını tazeliyor. Gençlere ve çocuklara ise bu aletlerin ne işe yaradığını anlatıyoruz. Çocuklar ilk defa gördükleri ahşap teşiyle, gaz lambasıyla burada tanışıyor. İçlerinde 100 yılı devirmiş eşyalar var. Buraya sığamaz hale geldik. Nasip olursa en büyük hayalim, bu koleksiyonu gerçek bir müzeye dönüştürerek gelecek kuşaklara miras bırakmak."

"Torunlarını getirip 'Biz bununla şu işi yapardık.' diye anlatıyorlar"

Baba Yaşar Duman ise çay ocağını ilk açtıklarında mekanın boş dört duvardan ibaret olduğunu anlattı.

Oğlunun gayretiyle duvarların canlandığını dile getiren baba Duman, şunları kaydetti:

"Biz çocukluğumuzda, yaylalarda, köylerde ne gördüysek, hangi zorluklarla yaşadıysak oğlum o dönemin aletlerini tek tek bulup getirdi. Burası bir eğitim yuvası gibi oldu. Dedeler torunlarının elinden tutup getiriyor, 'Bak yavrum, biz bununla tarla sürerdik, bununla un elerdik.' diye anlatıyor. Fotoğraf çektirenler, hatıralarını paylaşanlar eksik olmuyor. Geçmişimizi unutturmadığımız için gurur duyuyoruz."

Cami cemaatinden ve çay ocağının müdavimlerinden Ömer Tok da namazın ardından girdiği mekanda kendisini müzede gibi hissettiğini aktardı.

Eşyaların her birinde ayrı bir emek ve hatıra barındığını vurgulayan Tok, "Günümüzün karmaşasından sıyrılıp buraya geldiğimizde insan nostaljik bir yolculuğa çıkıyor. Çayımızı içerken eski günlerin sıcaklığını hissediyoruz. Burayı bu hale getirenlerin ellerine sağlık." dedi.