Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan dikkat çeken sözler: Orayı bir dönem gazino olarak işlettiler

Topkapı Sarayı Darphane-i Amire Müzeleri Açılış Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yıldız Sarayı'nın geçmişte gazino ve kumarhane olarak kullanıldığını belirterek, "Milletimizi…

24 Ekim 2026 16:14 · 3 dk okuma

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
24.10.2026 - 16:14
Güncelleme: 24.10.2026 - 16:17

Topkapı Sarayı Darphane-i Amire Müzeleri Açılış Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yıldız Sarayı'nın geçmişte gazino ve kumarhane olarak kullanıldığını belirterek, "Milletimizi ruh kökünden koparmak amacıyla yürütülen bu kimliksizleştirme siyasetine ve eski günlerin özlemiyle hareket edenlere 24 yıldır fırsat vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz" dedi.

Topkapı Sarayı Darphane-i Amire Müzeleri Açılış Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yıldız Sarayı'nın bir dönem gazino olarak kullanıldığını belirterek dikkat çeken ifadeler kullandı. 

"En güzide kültür varlıklarımızdan biri olan Yıldız Sarayı, bu ülkede bir zamanlar gazino ve kumarhane olarak işletildi" diyerek söze başlayan Erdoğan, "Tarihi camilerimizin zahire ambarı olarak kullanıldığı, hatta maalesef kimi yerlerde ahıra çevrildiği acı günler yaşadık. Milletimizi ruh kökünden koparmak amacıyla rahmetli Mehmet Doğan hocamızın "batılılaşma ihaneti" dediği bir politikanın ürünü olarak batılılaşmayı sadece gardıropta arayan, tarihini ve kültürünü inkar etmekte arayan, milli ve manevi değerlerine yabancılaşmakta arayan bir kimliksizleştirme siyasetine maruz bırakıldık. Hala eski günlerin özlemiyle hareket edenler reddi miras yaparak milletin tarihi ve kültür kodlarıyla hesaplaşanlar olduğunu gayet iyi biliyoruz. 24 yıldır bu zihniyetin temsilcilerine fırsat vermedik. İnşallah bundan sonra da fırsat vermeyeceğiz" dedi. 

"Türk milleti olarak tarihiyle, kültürüyle, mimarisiyle, sanat ve edebiyat derinliğiyle bizler, dünyada eşine az rastlanır bir müktesebata sahibiz. Şurası muhakkak ki bu miras öyle bir anda meydana gelmemiş, tesadüfen oluşmamıştır. Bu birikimin vücuda gelmesi, buradaki eserlerin adeta dile gelmesi, hem asırlara hem de kıtalara kök salan ulvi bir mefkûrenin neticesidir. Bu Hazinenin her bir parçası ayrı bir irfanın, yüksek bir sezginin, müstakil bir estetik anlayışının, ilimle irfanın iç içe geçtiği muhteşem bir kavrayışın yansımasıdır. Merhum Ahmet Hamdi Tanpınar'ın ifadesiyle onları bilmeden tamamiyetimizi kazanamayız.

Bakınız şu anda içinde bulunduğumuz Topkapı Sarayı bile her yönüyle ve başlı başına şaheserdir. Aynı şekilde adım adım inşa ve ihya ettiğimiz gönül coğrafyamızın dört bir yanı, deyim yerinde ise açık hava müzesidir. Şunu özellikle vurgulamak isterim. Bu eserler elbette ki önemlidir, değerlidir. Kültür mirasımızın hazineleridir. Ama asıl olan sahip olduğumuz bu birikimi yüksek bir şuurla muhafaza edebilmek, onu daha da zenginleştirebilmek, bizden sonraki nesillere tam anlamıyla aktarabilmektir.

Bunları özellikle şunun için söylüyorum; en güzide kültür varlıklarımızdan biri olan Yıldız Sarayı bu ülkede bir zamanlar gazino ve kumarhane olarak işletildi. Aynı hürmetsizliklere, ibadethanelerimizden tutun da farklı müesseselere kadar daha pek çok yerde şahit olduk. El yazması nadide eserlerimiz hurda kağıt niyetine yabancılara satıldı. Tarihi camilerimizin zahire ambarı olarak kullanıldığı hatta maalesef kimi yerlerde ahıra çevrildiği acı günler yaşadık. Milletimizi ruh kökünden koparmak amacıyla rahmetli Mehmet Doğan hocamızın batılılaşma ihaneti dediği bir politikanın ürünü olarak batılılaşmayı sadece gardıropta arayan, tarihini ve kültürünü inkar etmekte arayan, milli ve manevi değerlerine yabancılaşmakta arayan bir kimliksizleştirme siyasetine maruz bırakıldık. Hala eski günlerin özlemiyle hareket edenler reddi miras yaparak milletin tarihi ve kültür kodlarıyla hesaplaşanlar olduğunu gayet iyi biliyoruz. 24 yıldır bu zihniyetin temsilcilerine fırsat vermedik. İnşallah bundan sonra da fırsat vermeyeceğiz.

7 yıl önce bu çalışmaları başlattığımızda malum zihniyetin aparatları ipe sapa gelmez iftiralarla bizleri hedef aldı. "Burayı kendi sarayı, kendi ofisi olarak kullanacak" dediler. Peki ne oldu? Attıkları iftiraların bizzat kendileri altında kaldı, asılsız çıktı. Bize hayasızca saldıranlar işte bu müzelerle en güzel cevabı almış oldular.

Osmanlı Devleti'nin en büyük eserlerinden olan Edirne Sarayı'nın ihyasını gerçekleştiriyoruz. Gelecek yıl tamamlandığında Edirne Sarayı Cedid-i Amire Türkiye'nin en görkemli tarihi eserlerinden biri olarak kültür mimarımıza kaydolacaktır. 300 yıl boyunca padişahların Topkapı Sarayı ile birlikte kullandığı bu eseri yeniden hayata kaldırıyoruz. Gelecek yıl tamamlandığında Türkiye'nin en görkemli tarihi eseri olarak kaydolacaktır."