Gündem

CHP Sözcüsü Sarı'dan yıllar sonra gelen Özgür Özel itirafı! "Bir zamanlar..."

CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, 3-4 yıl önce Parti Meclisi’nde Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı gündeme geldiğinde, cumhurbaşkanı adayının dönemin Genel Başkanı Özgür Özel olduğunu açıkça…

5 Kasım 2026 16:27 · 3 dk okuma

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Haber Videosunu İzle
05.11.2026 - 16:27
Güncelleme: 05.11.2026 - 16:34
Yorum yap

CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, 3-4 yıl önce Parti Meclisi’nde Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı gündeme geldiğinde, cumhurbaşkanı adayının dönemin Genel Başkanı Özgür Özel olduğunu açıkça söylediğini ilk kez açıkladı. Özel’in daha sonra aday olmayacağını beyan ettiğini belirten Sarı, mutlak butlan kararı kesinleştiğinde Özel’in posterlerini Genel Merkez’deki eski genel başkanlar arasından indireceklerini söyledi.

CHP Parti Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, Türkiye Basın Federasyonu’nun düzenlediği “Anadolu Sohbetleri” programında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Sarı, cumhurbaşkanı adaylığından mutlak butlan kararına, erken seçimden asgari ücrete kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarının arka planını anlatan Sarı, Parti Meclisi’ndeki tutumunu ilk kez kamuoyuyla paylaştı:

“Biz bu sistemde sembolik bir cumhurbaşkanı seçmiyoruz, icranın başını seçiyoruz. Liderler iktidar mücadelesi yapmak için parti kurar, bu yüzden genel başkanlar doğal cumhurbaşkanı adayıdır. Üç-dört sene önce Ekrem Bey’in adaylığı erkenden ortaya atıldığında ben Parti Meclisi’nde açıkça, ‘Benim cumhurbaşkanı adayım Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı Özgür Özel’dir, aday sizsiniz’ demiştim. Ancak kendisi daha sonra aday olmayacağına dair net bir irade beyanında bulundu.”

Mutlak butlan kararına ilişkin soruya yanıt veren Sarı, mahkemenin o dönemi ve yönetimi “yok hükmünde” kabul ettiğini hatırlattı. Sarı, “ Mahkeme bu kararını kesinleştirdikten sonra biz de Genel Merkez binasındaki eski genel başkanlar resimlerinin arasından kendisinin posterlerini indireceğiz. Mahkemenin yok saydığı yerde biz Sayın Özgür Özel’i de yok sayıyoruz” ifadelerini kullandı.

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimleri sürecine ilişkin de konuşan Sarı, YENİ Parti’yi eleştirdi. Deprem bölgesi olması nedeniyle Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin adaylığında uzlaştıklarını belirten Sarı, Yeni Parti’nin Tutdere’ye CHP’den istifa etmesi karşılığında destek teklif ettiğini iddia etti.

Tutdere’nin teklifi “siyaseten doğru bulmadığı” gerekçesiyle reddettiğini ve CHP’de kalmayı tercih ettiğini belirten Sarı, “Sonrasında ise tüm fedakarlığımıza rağmen Özgür Özel televizyona çıkıp ‘Kimseyle iş birliği yapmadık, 130 delegeyle TBB’yi aldık’ diyerek bizi yok saydı” dedi.

Erken seçim tartışmalarına da değinen Sarı, seçime birkaç ay kala yapılacak bir seçimi “erken seçim” olarak desteklemeyeceklerini, 2028'e sarkacak bir formüle de kapalı olduklarını söyledi. Sarı, “2027 yılı içinde, ilkbaharda ya da sonbaharda yapılacak bir erken seçimi destekleriz ve muhalefet olarak sandıktan asla kaçmayız” dedi.

Partinin temel ekonomik vizyonunun “sıfır açlık” olduğunu belirten Sarı, açlık sınırının yılbaşına kadar 40 bin lirayı geçeceğini öne sürdü. Sarı, “Yılbaşında en düşük emekli maaşı yüzde 70 zamla en az 40 bin lira olmalı, asgari ücret de bunun yüzde 30 üzerinde, yani kabaca 52 bin liranın üzerinde belirlenmelidir” ifadelerini kullandı.

Meclis gündemindeki Mekke Anlaşması’nı jeopolitik açıdan desteklediklerini belirten Sarı, anlaşmanın Türkiye’nin çıkarlarına uygun olduğunu savundu. Sarı, 10 yıl boyunca anlaşmadan çıkılamaması gibi ulusal egemenliğe aykırı riskleri ve belirsizlikleri ise her seferinde dile getirdiklerini söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin başlattığı süreçte yavaşlama olduğunu belirten Sarı, Cumhur İttifakı içinde görüş ayrılığı bulunduğunu iddia etti. Sarı, “MHP kanadının bu konuda çok daha istekli olduğunu, buna karşın AKP cephesinde bir frene basma eğiliminin yaşandığını görüyoruz” dedi. Kürt vatandaşların oylarının seçime dönük bir “havuç” haline getirilmesinin sürece yapılacak en büyük haksızlık olacağını savunan Sarı, yeni anayasa masasına ancak parlamenter sisteme dönüş şartıyla oturabileceklerini söyledi.