Eğitim

BUÜ'deki çalışmada duygu eğitimi alan 168 okul öncesi çocukta empati arttı

BUÜ Eğitim Fakültesinde TÜBİTAK 1001 desteğiyle yürütülen çalışmada, 4 anaokulundaki 168 okul öncesi çocuğa duygusal farkındalık eğitimi verildi. Araştırmada çocukların empati ve…

4 Kasım 2026 12:49 · 2 dk okuma

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
04.11.2026 - 12:49
Güncelleme: 04.11.2026 - 12:51

BUÜ Eğitim Fakültesinde TÜBİTAK 1001 desteğiyle yürütülen çalışmada, 4 anaokulundaki 168 okul öncesi çocuğa duygusal farkındalık eğitimi verildi. Araştırmada çocukların empati ve iletişim becerilerinde gelişme görülürken sınıfta istenmeyen davranışların azaldığı belirlendi.

Bursa Uludağ Üniversitesinde (BUÜ) yürütülen bilimsel çalışmada, erken çocukluk döneminde duygusal farkındalık kazandırılan çocukların empati yeteneklerinin arttığı, sınıfta istenmeyen davranışların en aza indiği belirlendi.

BUÜ Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Eğitimi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nalan Kuru öncülüğünde yürütülen "Erken Çocuklukta Sürdürülebilir Sosyal Duygusal İyi Oluşu Desteklemek İçin Bir Anaokulu Modeli Önerisi (ECSODİM)" adlı bilimsel çalışma, TÜBİTAK 1001 programı kapsamında desteklendi.

Uluslararası danışmanlığını İngiltere'deki Bath Spa Üniversitesinden Dr. Louise Gilbert'ın üstlendiği ve yaklaşık 28 ay süren bilimsel çalışmada, 3 farklı üniversiteden akademisyen ile 10 bursiyer görev aldı.

Araştırma kapsamında 4 bağımsız anaokulunda 168 okul öncesi çocuğun katılımıyla 3 deney ve 1 kontrol grubundan oluşan çalışma yürütüldü.

Proje kapsamında geliştirilen "duygu koçluğu 1-2", "duygu düzenleme", "öz düzenleme", "psikolojik sağlamlık" ve "sosyal-duygusal uyum" başlıklı eğitim modülleri doğrultusunda ebeveynler ile öğretmenlere eğitim verildi.

Çocuklar için 14 sınıf içi ve 14 ev etkinliği, öğretmenler ile ebeveynler için ise el kitapçıkları, eğitsel videolar ve çeşitli materyaller hazırlandı.

Çalışma sonucunda çocukların duygularını tanıma ve ifade etme, empati kurma, iletişim, problem çözme ve okula uyum becerilerinde olumlu gelişmeler gözlenirken, istenmeyen davranışlarda azalma olduğu belirlendi.

"Sakin bir ortam olduğu yönünde geri bildirimleri aldık"

Prof. Dr. Nalan Kuru, AA muhabirine, bilimsel çalışmada erken çocukluk dönemini seçmelerinin nedeninin yetişkinlikteki kişilik yapısının yüzde 80'inin bu dönemde şekillenmesi olduğunu dile getirdi.

Kuru, 4-6 yaş grubundaki çocuklarla çalıştıklarını ancak modelin ilkokul, ortaokul ve lise düzeylerinde de uygulanmasını hedeflediklerini anlatarak, şöyle konuştu:

"Zaten bu projenin en önemli kısımlarından bir tanesi de burası, bizim okul iklimlerini bu anlamda değiştirmeye ihtiyacımız var. Proje, bize bütünsel olarak yaklaştığımızda hem çocukta hem öğretmende hem de ebeveynde daha hızlı ilerleyebileceğimizi gösterdi. Neden? Çünkü bunlar birbirini destekleyen sistemler. Çocukta bir değişiklik yaratabilmek için anne babada, anne babada bir değişiklik yaratabilmek için okulda ve çocukta bir şeyler yapmak zorundayız."

Çalışmanın çocukların yalnızca sosyal ve duygusal gelişimlerini değil, öğrenmeye katılımlarını ve sınıf içindeki etkileşimlerini de olumlu yönde desteklediğini aktaran Kuru, "Çocuklar sınıfta bu tip eğitimlerle desteklendiğinde ve okulun, öğretmenin, ailenin iletişim dili değiştiğinde ciddi değişiklikler oldu. Öğretmenlerimizden de projemizin sonunda sınıf yönetimlerinde kendilerini daha iyi hissettikleri, istenmeyen davranışların en aza indiği sınıflarda ve böyle bir durum ortaya çıktığında dahi diğer çocukların müdahalesiyle bir an önce bertaraf edilebildiği, sınıfta daha uyumlu, sakin bir ortam olduğu yönünde geri bildirimleri aldık." ifadelerini kullandı.