Asu Kaya, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü'nde kırsalda üreten kadınlar, tarım emekçileri ve ev kadınlarının sigorta primlerinin devletçe karşılanacağı emeklilik sistemi ve her köye kreş sözü verdi. Kadınların eşlerinden bağımsız emeklilik hakkı kazanacağını belirtti.
(ANKARA) - YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Kırsalda üreten kadınların, tarım emekçisi ve ev kadınlarının sigorta primlerinin devlet tarafından karşılanacağı bir emeklilik sistemi kuracağız. Türkiye'nin her köyünde bir kreş açacağız" dedi.
YENİ Parti Kadın Kolları Genel Başkanı ve Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Kaya'nın açıklaması şöyle:
"Gün doğmadan hayvanının yemini veren, sütünü sağan, tarlasına giden, ekimden hasada kadar üretimin her aşamasında çalışan kadınlar bu ülkenin sofrasını kuruyor. Kuraklığın, donun, hastalığın ve borcun kaygısını en yakından onlar yaşıyor. Tarladaki mesaileri bittiğinde evdeki işleri başlıyor. Çocukların, yaşlıların, hastaların bakımını üstleniyor, dinlenmeye ayrılması gereken saatlerde de çalışmaya devam ediyorlar. Ancak bunca emeğin karşılığında kendi adlarına düzenli bir gelire, sigortaya ve emeklilik hakkına ulaşamıyorlar. Bir kadının ellerindeki nasır, yıllarca çalıştığının tanığıdır. Devletin görevi, o emeği kayda geçirmek ve hakkını güvence altına almaktır. Kadın çiftçinin çalışmasını 'ailesine yardım' sayıp haklarını yok sayan anlayışı kabul etmiyoruz.
"KADINLARIN DESTEKLERDEN DOĞRUDAN YARARLANMASINI SAĞLAYACAĞIZ"
Kadın çiftçiler, tarımın ağırlaşan sorunlarıyla birlikte eşitsizliğin yükünü de taşıyor. Mazot, gübre, yem, elektrik ve sulama giderleri yükselirken ürünün para etmemesi, kadınların emeğini daha da karşılıksız bırakıyor. Bir yıl boyunca yetiştirilen ürünün dalında kalması, yalnızca ekonomik kayıp değildir o ürüne bağlanan umudun ve verilen emeğin de örselenmesidir. İktidarın üreticiyi borca ve belirsizliğe mahküm eden politikaları, kadınların kırsalda kendi yaşamlarını kurma olanaklarını daraltıyor. Krediye, toprağa, ekipmana ve tarımsal desteklere erişimde yaşanan eşitsizlikler bu tabloyu ağırlaştırıyor. Kadın çiftçilerin üretici olarak tanınmasını, desteklerden doğrudan yararlanmasını ve kazançları üzerinde söz sahibi olmasını sağlayacak politikaları hayata geçireceğiz. Kadınların emeğiyle yetişen ürünün geliri, onların yaşamına da refah olarak yansıyacak.
Tarımda ve hayvancılıkta ücretsiz aile işçisi olarak çalışan kadınların sosyal güvencesizliği kader değildir. Bunun çözümü, kadınların emeğini tanıyan ve sorumluluk üstlenen bir sosyal devlettir. Kırsalda üreten kadınların, tarım emekçilerinin ve ev kadınlarının sosyal güvenceye kavuşması için sigorta primlerinin devlet tarafından karşılanacağı bir emeklilik sistemi kuracağız. Devletin iş olanağı sağlayamadığı; çocuk, yaşlı veya engelli bakımı nedeniyle ücretli çalışmaya katılamayan kadınları da bu güvenceyle buluşturacağız. Kadınlar, eşlerinin sigorta durumundan bağımsız olarak kendi adlarına emeklilik hakkı kazanacak. Yıllarca çalışan bir kadın, yaşlılığında geçinebilmek için başkasının eline bakmak zorunda kalmayacak. Bu yaklaşımı Temel Vatandaşlık Geliri ile birlikte kadınların ekonomik bağımsızlığını güçlendiren bir sosyal devlet anlayışı içinde hayata geçireceğiz. Kadınların yaşam boyu verdiği emeğin karşılığını alması, siyasi sorumluluğumuzdur.
"HER KÖYDE BİR KREŞ AÇACAĞIZ"
Kadın çiftçilerin üretime katılabilmesi kadar dinlenebilmesi, sağlığına zaman ayırabilmesi ve sosyal yaşama katılabilmesi de önemlidir. Bakım sorumluluğunun tamamını kadınların omuzlarına bırakan düzeni değiştireceğiz. Köy okulları yeniden açılacak. Mahalle statüsüyle yaşam avantajını kaybeden kırsal mahalleler, yeniden köy statüsüne kavuşacak. Her köye bir kreş kampanyasıyla, Türkiye'nin her köyünde bir kreş açacağız. Kreş olanağı sunulamayan veya iş sağlanamayan dönemlerde kadınların sigorta hakkını devreye alacağız. Yaşlı ve engelli bakımına yönelik kamusal hizmetleri güçlendireceğiz. Köyde yaşayan bir kadının haklara ve hizmetlere erişimi, yaşadığı yer nedeniyle sınırlanamaz. Genç kadınların köylerinde güvenle yaşayabildiği, üretebildiği ve gelecek kurabildiği koşulları oluşturacağız.
"KADIN ÇİFTÇİYİ GÜÇLENDİRMEDEN TARIMI AYAĞA KALDIRAMAYIZ"
Planlı üretim, zamanında destek ve alım güvencesiyle çiftçinin önünü görmesini sağlayacağız. Tarımsal üretimde kullanılan mazotu ÖTV ve KDV'den arındıracak, uygun koşullu üretim kredileriyle çiftçinin borç baskısını azaltacağız. Kadın üreticilerin kooperatifleşmesini destekleyecek; depolama, işleme, markalaşma ve pazarlama olanaklarını büyüteceğiz. Kadınların kendi ürünlerinin fiyatı ve satışı üzerinde söz sahibi olmasını güçlendireceğiz. Tarım politikalarının oluşturulmasında kadın çiftçilerin deneyimini ve taleplerini esas alacağız. Toprağı, suyu ve üreticiyi koruyan bir tarım politikası izleyeceğiz. Afet karşısında kadın çiftçiyi yalnız bırakmayacak, bir sonraki üretim dönemine devam edebilmesi için yanında olacağız.
"TOPRAĞI İŞLEYEN KADINLARIN HAKKINI TESLİM EDECEĞİZ"
Ebedi Liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 'Türkiye'nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür' sözüyle bu ülkenin kalkınmasında üreticinin yerini göstermiştir. Bu anlayışı yaşatmak toprağı işleyen kadınların emeğini korumayı, gelirini artırmayı ve geleceğini güvence altına almayı gerektirir. Kadın çiftçilerin yıllarca verdikleri emeğin ardından 'Benim de bir emekli aylığım olacak mı' kaygısı taşımadığı bir Türkiye kurmakta kararlıyız. Ülkemizin her köşesinde toprağa emek veren, üretimi sürdüren bütün kadın çiftçilerimizin 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü'nü kutluyorum. Bereketini büyüttüğünüz bu ülkenin refahından hak ettiğiniz payı almanız için mücadele edeceğiz. Emeğinizin de geleceğinizin de güvencesi olacak bir düzeni birlikte kuracağız."