Spor

Arda Turan, ''Dünya bilsin'' diyerek haykırdı! İşte yürek dağlayan o sözler

Shakhtar Donetsk Teknik Direktörü Arda Turan, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Inter ile oynayacakları maç öncesi, Ukrayna'daki savaşın takım üzerindeki etkisini ve yaşadıkları zorlukları…

19 Ekim 2026 18:15 · 3 dk okuma

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
19.10.2026 - 18:15
Güncelleme: 19.10.2026 - 18:15

Shakhtar Donetsk Teknik Direktörü Arda Turan, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Inter ile oynayacakları maç öncesi, Ukrayna'daki savaşın takım üzerindeki etkisini ve yaşadıkları zorlukları anlattı. Turan, savaşın sıradanlaştırılmaması gerektiğini vurgulayarak, insanların her gün öldüğünü ve dünyanın bunu bilmesi gerektiğini belirtti.

Shakhtar Donetsk Teknik Direktörü Arda Turan, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Inter ile oynayacakları maç öncesinde La Gazzetta dello Sport'a konuştu. Ukrayna'daki savaşın takım üzerindeki etkisinden Galatasaray'daki anılarına kadar konuşan Arda Turan, çocuk yaşta savaşın acılarını yaşayan Roman isimli bir taraftarla arasında geçenleri de aktardı. 

Takımının durumunu değerlendiren Arda Turan, "Buraya geldiğimde yetenekli ancak güçlü bir kolektif kimlik oluşturması gereken bir takım buldum. İlk sezonumuzda ligi kazandık ve Konferans Ligi'nde yarı finale ulaştık. Şimdi Şampiyonlar Ligi'nde de var olabileceğimizi göstermek istiyoruz. Burada çoğu zaman detayların belirleyici olduğu, yanlış bir vücut pozisyonunun bile size pahalıya mal olabileceği bir seviyeden bahsediyoruz. İnandığımız bir oyun sistemimiz var. Sahada ne yapmamız gerektiğini her zaman biliyoruz. Maçı kontrol etmek, topa sahip olmak ve topu kaybettiğimizde hemen tepki vermek istiyoruz. Sportif açıdan yaptığımız iş son derece zor. Ancak bunun bir bahane olarak algılanmasını istemiyorum." dedi. 

Ukrayna'daki savaşın takımın üzerindeki etkisini açıklayan Arda Turan, ''Otobüs ve trenle saatlerce yolculuk yapıyoruz. Oyunculara toparlanmaları için yeterli zaman kalmıyor. Antrenman yapmak için zar zor zaman buluyoruz. Avrupa maçları için yaptığımız yolculuklar ortalama 14 ila 16 saat sürüyor. Bazen eve bile dönemiyoruz. Yalnızca maçların yükünü değil, bu yolculukların yarattığı yorgunluğu da hesaba katmak zorundayız. Bu takvimi bilimsel açıdan sürdürebilmek neredeyse imkânsız. Genç bir takımız ve deneyimi az olan oyuncular sakatlıklara karşı daha savunmasız. Kulübüme teşekkür ediyorum. Bazen çatışmanın üzerimizdeki etkisini en aza indirmek için inanılmaz planlar hazırlıyorlar." ifadelerini kullandı. 

Savaşın sıradanlaştırılmaması gerektiğini vurgulayan başarılı hoca, "Tekrar ediyorum, bunun bir bahane olmasını istemiyorum. Ancak aynı zamanda bu durumu normal bir durum olarak kabul edemeyiz. Ukrayna'da savaş var, her gün insanlar ölüyor ve dünyanın bunu bilmesi gerekiyor. İnsanlar inanılmaz bir güç ve dayanıklılık gösteriyor. Yaşama sevinçlerini kaybetmediler. Bir geceyi sığınakta geçirdikten sonra ertesi sabah dışarı çıkıp işe gidebiliyor, çocuklarını okula götürebiliyorlar. Hayatın durmasına izin vermeyi reddediyorlar. Böyle bir halkın karşısında bizim şikâyet etmemiz haksızlık olur. Futbol, bu insanlara birkaç saatliğine mutluluk verebilir. Biz yalnızca bir takım değiliz, bir ülkenin umudunu temsil ediyoruz." açıklamasını yaptı. 

Ukrayna'da yaşadığı ve kendisini derinden etkileyen özel bir anıyı da paylaşan Arda Turan, savaşta annesini kaybeden 8 yaşındaki Shakhtar taraftarı Roman ile arasında geçen konuşmayı anlattı. Arda Turan açıklamasında, "Geçen yıl LNZ'ye sahamızda 4-1 kaybettik. Maçtan bir gün önce Lviv ağır bir saldırıya uğramıştı ve insanlar geceyi sığınakta geçirmişti. Maçtan sonra çok öfkeliydim. Bir noktada kendimi 8 yaşında bir çocuğun karşısında buldum. Adı Roman'dı ve Shakhtar taraftarıydı. Evi bombalanmış, annesini kaybetmiş ve 35 ameliyat geçirmişti. Bana, 'Hocam, üzülme. Hayatta güzel günler de kötü günler de vardır. Yoluna devam etmelisin' dedi. Yaşadıklarını düşündüğünüzde geleceğe bakış açısı olağanüstüydü. O gün Roman'dan hayatımın en önemli derslerinden birini öğrendim. Mesleğimize saygı duymalı ve insanları mutlu etmek için elimizden geleni yapmalıyız. Ancak bunun bir oyun olduğunu, gerçek hayatın ise çok daha büyük olduğunu asla unutmamalıyız. Roman bana bunu hatırlattı. İletişimimizi sürdürüyoruz ve fırsat buldukça bir araya geliyoruz." sözlerini sarf etti. 

Arda Turan, Galatasaray'da teknik direktörü olan Frank Rijkaard ile yaşadığı bir anıyı anlatarak,  "Gençlere, sistemimize sadık kaldıkları sürece sınırsız hata yapma hakkı tanıyorum. İlkelerimizi takip ederken yaptıkları bir hata nedeniyle onları asla suçlamam. Bunu biliyorum çünkü ben de 18-19 yaşlarındayken oyunu farklı görüyordum ve her şeyi yeteneğimle çözebileceğimi düşünüyordum. Galatasaray'da Rijkaard benim hocamdı. Antrenmanda herkesi çalımlıyordum. Bir gün Frank herkesi durdurdu ve 'Arda, ceza sahasının 30 metre dışında 10 kişiyi çalımlamanın ne anlamı var? Kendine inanıyorsan bunu son metrelerde yap. İşte orada gerçekten önemli olur' dedi." şeklinde konuştu. 

Teknik direktörlük anlayışını ve kendisine örnek aldığı isimleri anlatan Arda Turan, "Savunma açısından Simeone'den çok şey alıyorum. Pozisyon alma, kompaktlık, pres ve pas yollarını kapatma gibi konularda ondan öğreniyorum. Hücumda, yerleşik savunmalara karşı çözüm arayışında Luis Enrique'den ilham alıyorum. Oyuncularla ilişkiler ve stres yönetimi konusunda Terim'i, sezon öncesi hazırlıklarda hocamız Ortega'yı, duran top organizasyonlarında ise Burgos'u örnek alıyorum. Ancak bir teknik direktör, kimliğini tek bir kişiden etkilenerek oluşturmaz. Herkesten bir şey öğrenirsiniz ve ardından bu dersleri kendi sisteminize entegre edersiniz." dedi.