Af Örgütü'nden Guevara-Rosas, İsrail üzerinde etkili devletlerin 27 Ekim seçimleri sonrası hükümete baskıyı artırmasını istedi. Guevara-Rosas, bunun Gazze'deki soykırım, apartheid, Batı Şeria'daki etnik temizlik ve işgali durdurmak için yapılması gerektiğini belirtti.
Uluslararası Af Örgütü Küresel Araştırma, Savunuculuk ve Politika Direktörü Erika Guevara-Rosas, İsrail üzerinde etki sahibi ülkelerin bu ülkede 27 Ekim'de yapılacak seçimlerde göreve gelecek hükümete baskıyı artırarak Gazze'deki soykırımı, apartheid sistemini, Batı Şeria'daki etnik temizliği ve Filistin topraklarındaki işgali durdurmak için çaba sarf etmesi gerektiğini belirtti.
Merkezi İngiltere'de bulunan örgütün Küresel Araştırma, Savunuculuk ve Politika Direktörü Guevara-Rosas, İsrail'de 27 Ekim'de yapılacak parlamento seçimleri öncesinde yaptığı yazılı açıklamada İsrailli seçmenlerin Filistin karşıtı söylemlere maruz kaldığını, hatta siyasi çıkar uğruna uluslararası hukuka göre suç kabul edilen ihlalleri artırma tehditlerinin yapıldığını kaydetti.
Dünyanın İsrail'deki parlamento seçimlerine odaklandığına işaret eden Guevara-Rosas, "On yıllardır birbirini takip eden İsrail hükümetlerinin sistematik şiddet ve suçlarının kurbanı olan Filistinlilerin seçim sonucunda insan hakları konusunda olumlu değişikliklerin yaşanacağına yönelik beklentileri yok denecek kadar az." yorumunu yaptı.
Filistinlileri canavarlaştırmanın sürdüğünü, Batı Şeria'daki İsrail işgalini artırma sözlerinin verildiğini ve Gazze'deki yıkımı artırma tehditlerinin devam ettiğini vurgulayan Guevara-Rosas, "Siyasi yelpazenin her tarafındaki siyasetçiler, İsrail'in Filistinli vatandaşı ve Balad Partisi'nin lideri Sami Ebu Şehade'nin (seçimlerde) yarışmasının engellenmesi için baskı yaptı. Bu durum, ifade özgürlüğü, toplanma özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğünün tamamen hiçe sayıldığını gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.
Guevara-Rosas, İsrail'in Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Filistinlileri yerinden etmeye devam ettiğine de işaret ederek, "İsrail'in sonu gelmeyen soykırımının devam ettiği işgal altındaki Gazze Şeridi'nde ise sözde ateşkesin birinci yılında Filistinliler öldürülmeye devam ediyor, girişin yasak olduğu bölgeler genişletiliyor, yeniden inşanın belirsiz bir süre ertelenmesi Gazze halkının yaşadığı umutsuzluk ve yerinden edilmeyi sürekli hale getiriyor." görüşünü paylaştı.
Sınırlardan ticari ürün girişine izin verilmemesinin Gazzelilerin yardım almak için uzun kuyruklarda beklemesine yol açtığına dikkati çeken Guevara-Rosas, motor yağı girişine izin verilmemesinin ise zaten zor durumda olan sağlık sektörünü daha da olumsuz etkilediğinin altını çizdi.
Guevara-Rosas, İsrail'in Filistinlilere karşı yıllardır sürdürdüğü tutumu konusunda sahip olduğu dokunulmazlığın Filistinlilere karşı daha fazla suçu ve işgal altındaki Filistin topraklarına yönelik daha fazla ihlali körüklediğine dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:
"İsrail, Lübnan'da da binlerce insanın öldüğü saldırılar düzenledi, sivil altyapı ve evleri kasten yok etti, kısıtlamalarla ve çiftçilerin ürünleri ile tarlalarına ulaşımını engelleyerek yaşamı zorlaştırdı, Lübnan-İsrail sınırındaki onlarca köydeki binlerce sivili yerinden etti. İsrail, Suriye'de de sivil yapılara yönelik yasa dışı yıkım ve ölümcül askeri saldırılar sürüyor."
Filistin, Gazze, Lübnan ve Suriye'de milyonlarca insanın İsrail eylemlerinin kurbanı olduğunu söyleyen Guevara-Rosas, "Seçimlerde oy hakları olmasa da seçim sonuçlarından etkilenecekler. Onların haklarının korunduğundan emin olmak için İsrail üzerinde etkisi olan devletler tüm diplomatik ve ekonomik araçları kullanmalı." dedi.
Bu ülkelerin gelecek İsrail hükümetine de baskıyı artırarak Gazze'deki soykırımı, apartheid sistemini, Batı Şeria'daki etnik temizliği ve Filistin topraklarındaki işgali durdurmak için çaba sarf etmesi gerektiğini belirten Guevara-Rosas, bu baskının İsrail'in Lübnan'dan çekilmesi ve yerinden edilen Lübnanlı sivillerin evlerine dönmesi için de yapılması gerektiğini kaydetti.
Guevara-Rosas, "Devletler İsrail'e hesap sorarak bölgedeki insan hakları ihlallerini durdurmalı. Bunlara Avrupa Birliği-İsrail Ortaklık Anlaşması'nı askıya almak, İsrail'e silah satışı ambargosu uygulamak ve İsrail'in Filistin topraklarındaki yasa dışı işgalini destekleyebilecek her türlü işbirliğini sona erdirmek de dahildir." ifadelerini kullandı.